11 Nisan 2012 Çarşamba

Şok.. Vahşet.. Felaket.. Kabus.. Facia !..


Yukarıda okuduğunuz bu başlıklar kulağınıza hiç de yabancı gelmiyor değil mi? Hatta o kadar aşinayız bu kelimelere ki; onlarsız cümle bile kuramaz olduk. Hemen her gün bütün gazetelerde, hem de manşetten görebileceğiniz bu sözcüklerden en az bir tanesi dimağlarımıza defalarca vurulup duruyor. Akşam bültenlerinde ve internet sitelerinde “Şok.. Şok..” diye başlayan alt yazılarla hazırlanmış haberi dehşet içinde okuyup, panik olmanıza sebep olan bu haberlerin arka planında yatan  niyetlerini hiç düşündük mü? Haberi hazırlayanlardan birçoğu bu kelimeleri neden, niçin kullandıklarını bile düşünmeden fütursuzca başlığı atıveriyorlar.  Bilinçsizce yapılan bu tür haberlerin toplum üzerinde o kadar kötü etkisi var ki!. Her kelimenin bir psikolojisi vardır. Bu psikolojiye göre söz vücut bulur. O halde başlık atarken sorumluluk bilinci taşınmalıdır. Habercilik kopyala yapıştır değildir ki!. Zaten gazetelerin sayfalarında artık haber ajansı haberlerini okuyor gibiyiz. Haberlerde hiç bir editoryal çalışmayı göremiyoruz.

Büyüklerin dediklerinden yola çıkarsak, kelimeleri bile seçerek özenle kullanmalıyız. Çünkü söz bir anda çıkar ve artık geri döndürülmez. Kitle iletişim araçlarının en önemli işlevlerinden biridir doğru bilgiyi doğru bir dille vermek. Tabii buradaki en önemli ayrıntı da bilgiyi çarpıtmadan verebilmektir. Bu ayrı bir maharet gerektirir. Popülist hedeflere kurban giden haberleri bu sözcüklerle hedefinden saptırıverirsiniz. Haber haber olmaktan çıkar. Sürekli aynı başlıklarla yapılan haberler ancak yeteneksizliğin işaretidir. Onun iiçin kelimelerin toplum üzerindeki etkisini düşünerek habercilik yapılmalıdır. Bu konuda fakültelerde kelimelerin psikolojisi üzerine dersler veriliyor mu bilmiyorum? Ancak toplum üzerindeki etkisini görmek açıkca mümkündür. Bunun adı da paranoyadır.

Ümit Gülbüz Ceylan
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...