12 Kasım 2011 Cumartesi

Kurban kes; içindeki vahşeti engelle !...

Kurban Bayramının ardından kaleme aldığım bu yazı bayram boyunca aklımdan geçirdiğim bir çok düşünceyi busatırlara dökmeme vesile oldu. Doğal olarak bu düşüncelerin oluşmasına da vesile olan bir takım nedenlerin olduğunu söylemeliyim.. Çocukluk hatıraları, dünyadaki kavgalar, Prof Dr. Ali Murat Daryal’ın “Kurban Kesmenin Psikolojik Temelleri” adlı kitabı ile bir sosyolog akademisyenin gazete yazısı en güçlü nedenlerdir.

Ramazan Bayramı ve de ardından gelen Kurban Bayramı İslam aleminin en önemli günlerini idrak ettiğizamanlardır. Kaynaşma, dayanışma, birlik beraberlik vurgusu, bayram zamanlarında çokça yapılır. Peki çocukluk hatırlarıma da denk gelen, tam buradaki vurgu şudur. Bir bayram kutlamak için neden bir hayvan öldürmek gerekir. İşte tam da burada, Kurban bayramını Ramazan Bayramından ayıran en önemli özellik ortaya çıkmaktadır. Kurban kelimesi yani kurbiyet; kurb kelimesinden gelmektedir. Yani yakınlık anlamını taşımaktadır. Buradaki yakınlık tabiî ki Allah’a olan yakınlıktır. Kurban keserek Allah ile yakınlık kurarız. Cemalnur Sargut hocamızın ifadeleriyle kurban kesmek nefsimizi kurban etmektir. Yani nefsimizi besleyen kötü huylarımızı yok etmekle nefsimizin derecesini yükseltiriz ve Allah’a yakınlaşırız. Her kurban kesişimizde bir adım daha, bir adım daha yaklaşırız. Yani kötü huylarımızı Allah için feda ettiğimizde O’na yakınlaşırız. Belki Allah Teala avamın anlaması için Hz İbrahim’in çok düşkün olduğu oğlundan geçmesi için, onu kurban etme emrini vermiş ve bilindiği gibi son anda gökten bir koç inerek, bir hayvanı oğlu yerine kurban etmiştir. Aslında çok açık bir ifadeyle taptığımız her şey bizim için Allah’a kavuşmamızda bir engel ve bundan kurtulmamızı anlatan bir olay olan bu tarihi belki de metaforik olaylar bize Tasavvufla yaşanır hale getirilmektedir.

Asıl konumuza gelince televizyonlarda yetkili ağızlardan hiç duyamadığım bir nokta var. Diyanet’in veya sevgili hocalarımızın her kurban bayramı üzerinde durduğu kurban keselim ve fakirlerle paylaşalım konusunun ötesinde bir yere değinmek istedim. Kurban kesmenin temelinde kan akıtmak vardır. İnsanda yaradılış gereği kan dökme isteği vardır. Nitekim Kuran-ı Kerim’de bu konuda insandan Kan dökücü diye bahsedilen yerler vardır. Kan akıtmakla insan bir nevi bu içgüdüsel olayına tanıklık ederek ruhunu dinginleştirmektedir. Bu yüzden kurbanın kesilirken, özellikle bakılması da önemlidir. İşte akıtılan bu kanla insanın içindeki vahşi duygular da akıp gitmektedir. Kurban kesen ve kesmeyen medeniyetleri alıp incelediğinizde temel farklar görebiliriz. Kurban kesmeyen Batı alemindeki spor çeşitlerini alıp incelediğinizde bile temel farklar görebiliriz. Boks, Tai Boks ve KickBoks, Amerikan futbolu. Örneğin Boğa güreşleri. Seneler önce bir İspanyol ile bu konuyu tartıştığımızı hatırlıyorum. Onlara vahşi bir şekilde sadece içgüdüsel arzularınızı tatmin etmek için Boğalara işkence ediyorsunuz demiştim. Batı dünyasının filmlerine baktığımızda bir vampir metaforu vardır. Bu bile başlı başına kurban kesmeyen milletlerin kana susadığını ve bu susuzluklarını gidermek içinde bugün yeryüzünde gördüğümüz fitneyi, fesadı nasıl çıkardıklarını görebiliyoruz. Bu bayramı içimizdeki vahşi duyguları ehlileştirmenin en önemli yollarından biri olan kurban kesme hadisesine bu pencereden bakarak geçirdim ve tüm bunları sizlerle paylaşmak istedim.

Ümit Gülbüz Ceylan
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...